Benim Hikâyem

Benim Hikâyem 2018-05-11T22:12:12+03:00

Siz de hikâyenizi paylaşın…

Onlar YenidenBiz’in ilk adaylarından, destekçilerinden. Sizler için yazdılar çünkü biliyorlar ki sizler de kariyerinize devam etmekle ilgili benzer şeyler hissediyor, deneyimliyor ve bir çıkış noktası arıyorsunuz. Hikâyelerini sizlere umut ve yol gösterici olabilmek için yazdılar.

 

ayca-ergun

AYÇA ERGÜN

Merhaba, 20 yıl süresince, gıda sektöründe dünya lideri uluslararası bir şirkette aralıksız olarak çalıştım. Satış, finans, tedarik zinciri fonksiyonlarında çeşitli görevlerde bulundum.
Daha sonra şirketimle yollarımızı ayırdık ve ben hiç hayal etmediğim ama içten içe çok ihtiyaç duyduğum “kariyer arası” diye adlandırdığım döneme başladım.

Müthiş bir şeydi; kendimi yenilemek, daha çok insan tanımak için zaman tamamen benimdi. Uzun bir tatilin ardından derhal hem hobi hem de uzmanlaşabileceğim hayalimdeki kurslara gittim. Emeklilikte veya hayatımın bir parçası olabilecek deneyimler kazandım. Tam bu sırada bir arkadaşım sayesinde, kendisinin de üyesi olduğu YenidenBiz’i tanıdım. Derneğin fikri zaten çok ilgi çekiciydi ve benim durumumda olan yepyeni insanlarla tanışmak için harika bir fırsattı. Duyduğum ilk buluşmalarına hemen katıldım; TEV buluşmasıydı, TEV genel müdürünün ağzından TEV’i tanımak ilk STK buluşmam oldu. Derhal TEV’de gönüllü çalışma girişiminde bulundum. TEV’de gönüllü çalışmaya doymadım ve YenidenBiz’de de gönüllü çalışmaya başladım. Artık gönüllü çalışmalar, kurslar, YenidenBiz etkinlikleri, tam zamanlı çalışıyordum sanki. Gerçekten her birinin keyfini, verdiği hazzı anlatmakla bitiremem. Üstelik YenidenBiz buluşmalarında hiçbir yerde bulamayacağınız bir birliktelik vardı. Buluşmalarda her kademeden her sektörden farklı kişilerle bir araya geliyor, bilgi ve tecrübelerimizi paylaşıyorduk. Herkesin buluştuğu tek ortak nokta çalışmıyor olmak ve KADIN olmaktı! Menfaat çatışması olmayan bir yerde ast, üst paylaşımlarıyla bir yandan eğitilip bir yandan diyaloglarla kendi yolumuzu buluyorduk. Bu sürecimin kariyer arası değil aslında “değişim süreci” olduğunu algıladım.
Çok doğruydu. Bunu iş hayatıma başlayınca daha iyi anladım.

14 ay aradan sonra yeniden çalışmaya başladım. Hem de hiç hayal etmediğim hiç deneyimlemediğim bir sektörde. YenidenBiz buluşmaları, gönüllü çalışmalarım, bana her sektörde çalışmayı deneyimleme cesareti verdi. 20 yıl aynı şirkette çalışmış biri olarak farklılığı ve cesareti YenidenBiz ile yakaladığımı söyleyebilirim. Kader bazen sizin için ihtiyacınız olanı ayaklarınızın altına seriyor.
İş hayatında hepimiz kadınların yarattığı farkı, kaliteyi biliyoruz. Üstelik YenidenBiz adayları, geçmiş tecrübeleriyle hem kendileri hem de gelecek nesiller için en verimli çağlarındalar,.
ABD merkezli bir araştırma şirketi olan MSCI’nIn son çalışmasına göre, yönetimlerinde daha fazla kadın olan şirketler, diğerlerine göre yatırımcılarına daha fazla kazandırıyor. Yönetim kurullarında kadın egemenliğinin olduğu şirketler diğerlerine göre borsalarda yüzde 36 daha iyi bir performans gösteriyor.

YenidenBiz’in Türkiye’de büyümesi, her alanda ülkenin kalkınmasına kalıcı destek olacaktır.

Aday, destekçi, gönüllü, nasıl isterseniz YenidenBiz ailesine katılın!

Neyran_Akyildiz

NEYRAN AKYILDIZ

Kendimize anlattığımız hikâye resmin sadece bir kısmı olabiliyor. YenidenBiz ekibi benden hikâyemi yazmamı istedi; ben önce kendime anlattığım hikâye ile başlayayım.
Satış ve pazarlama alanında geçen 10 yıl, ikizlerimin dünyaya gelişiyle işe evden çalışarak ve doktora yaparak devam etmem, sonrasında üçüncü bebek; bir miktar ara ve hemen ardından iş arayışı, zorluklar… Ve YenidenBiz ile tanışmam…

Büyük resme bakmamı sağlayan, başarılarımın farkına varmamı, onları daha net ifade edebilmemi, kendimi geliştirmemi destekleyen, aradığım fırsatla buluşmama vesile olan; tüm bunları yaparken zarafetleriyle bana ilham veren değerli YenidenBiz oldu…

Ben önce kendime anlattığım hikâye ile başlayayım. Bunun için biraz geriye gitmem gerek. Satış ve pazarlama alanında 10 yılı aşkın çalışmamın ardından, hamileliğimde zorunlu olarak başlayıp ikizlerim 15 aylık olana kadar devam eden bir aradan sonra; iş hayatına bir firmanın Türkiye temsilcisi olarak döndüm. Bir yandan da doktora yapmaya başlamıştım. Sorumluluklarım ağırdı fakat evden çalışıyordum ve çalışırken çocuklarımı gözlemleyebilmek, mamalarını yedirebilmek, bezlerini değiştirebilmek benim için bulunmaz fırsattı. Telekonferanslar için kapıları kapatıp onlardan kaçtığım da oldu, işlerimi bitirip birlikte parka çıktığım da. Bir gün geldi, bu çalışma şeklinin başka bir yöne evrilmesi gerekti. Kendimden oldukça emindim: iş hayatına fazla ara vermemiştim, üstlendiğim görevleri başarıyla yerine getirmiş, kapsamlı bir deneyim kazanmıştım. Yeni bir iş bulma konusunda zorluk çekeceğimi düşünmüyordum. Nitekim başvurularım çok olumlu gelişti. Kurumsal firmalarla, evden çalışmış olmamın sorun yaratmayacağının sinyallerini aldığım başarılı mülakatlar yaptım. İkizlerimize bir kardeş gelecek olduğunu bu dönemde öğrendim ve işe başlasam da doğum iznine ayrılmam gerekeceğinden görüşmeleri durdurdum. Küçük kızımın dünyaya gelmesini beklediğim sürede doktora yeterliliğimi aldım ve kendime doğum izni verdim.

Bir sonraki iş arama dönemim yaklaşık bir yıl sonra başladı. İkizler anaokuluna gidiyordu, bebeğimi biraz büyütmüştüm, çalışmaya istekliydim. Geri dönüşler beklediğim gibi olmadı. Başvurularımın az bir kısmına cevap geliyor, görüşmeler istediğim gibi sonuçlanmıyordu. İşte bu noktada kendime sürekli şunu söylemek zorunda kalıyordum “Ben iş hayatına hemen hemen hiç ara vermedim, sürekli kendimi geliştirmeye çalıştım, aldığım sorumlulukları başarıyla yerine getirdim. Demek ki henüz zamanı değil, demek ki ben başvurularımı daha etkili yapmalıyım.”… Ta ki YenidenBiz ile tanışana kadar.

YenidenBiz benim kendimi inandırdığım bu durumun iki farklı boyutunu görmemi sağladı. Kendimle ilgili olan kısımda yaptıklarım ve yapabileceklerim vardı; bunlar benim etki alanımdı ve gerçekten de hem uzun bir yol gelmiştim hem de devamını getirebilecek potansiyele sahiptim. Fakat aradığım fırsatı yakalamakta güçlük çekiyordum. Bu ise bana özgü bir durum değildi. Sandığımdan çok daha yaygındı. Gelip geçici olmayabilirdi, sistemik olma ihtimali vardı. Alınabilecek önlemler, aksiyonlar YenidenBizciler tarafından düşünülüyor, tartışılıyor, paylaşılıyordu. Ev – iş dengesini kurma kaygısı taşıyan, bu sebeple tam zamanlı dışında farklı iş modellerinde çalışan pek çok kadının varlığını YenidenBiz sayesinde daha yakından görmüş oldum. Bu konuda özverili bir şekilde kafa yoran, kariyer fırsatlarıyla daha fazla sayıda kadını buluşturmak için çalışan sevgili YenidenBiz ekibiyle bir arada olmak ufkumun genişlemesini sağladı. Ama ne yalan söyleyeyim korkuttu da. Bunca kalifiye kadın, iş hayatına verdikleri ara sebebiyle dönüşte çeşitli engellere takılmaktaydı; hepsi de en az benim kadar başarılıydı. Yani işim, işimiz zordu. Bunu fark etmemin ve kendime anlattığım hikâyeyi YenidenBiz’in bana kattığı bakış açısıyla ‘yeniden’ ele almamın benim için bir dönüm noktası olduğuna inanıyorum. YenidenBiz eğitimlerinin bana sağladığı beceriler sayesinde yazılı özgeçmişimde kariyerimi daha iyi ifade eder hale geldiğim gibi, iş arama biçimimde de ciddi bir değişikliğe gittim. Daha önce düzenli olarak kullanmadığım fakat yine de hayatımda bazı dönemlerde tesadüflerin de yardımıyla faydasını gördüğüm networking’in bu defa bir iş arama metodu olarak önemini kavramış oldum. YenidenBiz sayesinde bu sayfada hikâyesini okuduğunuz Sevgili Gülsüm Akşit ile yollarımız kesişti. O’nun ön ayak olması ile kariyerimde yeni bir sayfa açma imkânı doğdu. Ben de üşenmeyip Gülsüm’e yazdım, birlikte gerçekleştirebileceklerimizden bahsettim; yeni çıkarmayı düşündükleri ürünün lansmanını yapmaya istekli olduğumdan. Evet, Nisan ayındaki o YenidenBiz toplantısında karşılaştığı diğer pazarlamacı bendim. Hala fırsatlara açıktım ve başka bir fırsat çıkmadan belki de birlikte çalışmaya başlayabilirdik. Gülsüm’ün inancı ve desteğiyle şimdi eski deneyimlerimi yepyeni bir görevde değerlendiriyorum; birlikte çok yoğun ama keyifle çalışıyoruz. Ne yalan söyleyeyim ev ile iş dengesini kurmak kolay olmuyor, bazen zorlanıyoruz; ama en azından aynı dili konuşuyoruz.

Kendimize anlattığımız hikâye resmin sadece bir kısmı olabiliyor; büyük resme bakmamı sağlayan, başarılarımın farkına varmamı, onları daha net ifade edebilmemi, kendimi geliştirmemi destekleyen, aradığım fırsatla buluşmama vesile olan; tüm bunları yaparken zarafetleriyle bana ilham veren değerli YenidenBiz ekibine teşekkür ediyorum.

eylem-yalin

EYLEM YALIN

İş hayatının dayanılmaz cazibesi. Çalışmak, üretmek ve mücadele etmek üzerine kurulmuş bir yaşam biçimi. Şık takımlar, topuklu ayakkabılar, her daim yapılı saçlar ve makyaj… Şirket arabası, şirket telefonu, laptop, sağlık sigortası ve dahası…

Bir gün, bir şekilde bunlar sona erdiğinde, jeanler, spor ayakkabılar, hızlıca şöyle bir toplanmış saçlar, az veya hiç olmayan makyaj ile sade bir kadın… Şirketin sunduklarından yoksun ama özgürlüğün ve nice zamandır kaçırdıklarının tadını çıkarmakta…
Bir süre sonra içinde kıpırtılar başlıyor tabii ki. Ne de olsa alışmış çalışmaya. Bu kadar özgürlük yeter, üretmeye dönme zamanı geldi. Geldi de, en son nerede kalmıştık? Nereden başlamalı?

Tanıdık geliyor mu bütün bunlar?

Ben tam da böyle bir noktada, ne yapmak istemediğimi çok net bildiğim ve yapmak istediğimi hayata geçirmek için desteğe ihtiyaç duyduğum bir dönemde “YenidenBiz” ile karşılaştım.

Yola çıkış amaçları, yaklaşımları, planları ile bana ilham verdiler.

Klasik 9:00-18:00, pazartesi-cuma rutininin dışındaki alternatif çalışma modellerinden bahseden bu ekip, işe dönüş yolculuğunda istediğim tarzda bir desteği sunmaya hazır donanımları ile beni müthiş heyecanlandırdı.
Ve ben de üzerime düşeni, gönlümden geçeni, iç rahatlığıyla yaptım.

Hem kendime hem de sevdiklerime zaman ayırabilmemi sağlayan hayalimdeki işe koyuldum. Günler yine yoğun, ama keyifli ve üretken geçiyor…

BERRA BİRİCİK

İş hayatına ara verme kararını almak ve sonrasında geri dönmek kolay görünse de aslında oldukça güç. Ben de 15 yıllık yoğun çalışma hayatıma kısa bir süre ara verdiğimde, ailemdeki sağlık problemleri sebebiyle yaklaşık 4 yıl geri dönemedim.

15 yıl finans alanında çok iyi firmalarda, önemli pozisyonlarda severek çalışmış olsam da, iş dünyasında tekrar rol almaya karar verdiğimde klasik tam zamanlı çalışma yerine artık farklı bir iş modeliyle daha mutlu olacağımı anladım.

YenidenBiz’in desteğiyle karşıma çıkan bir iş fırsatıyla da aradığımı buldum. Hem kendime vakit ayırabileceğim hem de iş dünyasında tekrar aktif olabileceğim dönemsel çalışma modeli bana çok daha uygundu. Proje bazlı çalışarak tecrübemi ve bilgimi daha iyi kullandığımı ve başarılı sonuçlar çıkardığımı gördüm. Geçmiş kariyerim finans ve muhasebe olsa da danışmanlık yaptığım firmalara ayrıca satın alma, software implementasyonu, iş güvenliği ve sağlığı konularında da tecrübelerimi aktarıyorum. Böylece firmalar daha kısa sürede, daha az maliyetle bu konularda çözüme ulaşıyorlar. Yenideniz’de tanıştığım pek çok kadının ara verdikten sonra dönemsel projelerle tekrar iş hayatına dönmek istediklerini gördüm. Türkiye’de yeni yeni kabul gören, YenidenBiz’in işe dönüş yolunda desteklediği proje bazlı çalışma şeklinin ben de arkasında duruyorum.

defne-ongun

DEFNE ONGUN MÜMİNOĞLU

Turizm okuyup, altı sene bu konuda keyifle çalıştıktan sonra, pazarlama danışmanlığı ve halkla ilişkiler konusuna kayıp, yine orada da altı sene bayıla bayıla çalışan bir kişiyken, minik bir bebeğim oldu.

İşe dönmeme gibi bir düşünce bana son derece uzak iken, evden işe uçma zamanı geldiğinde uçamadım, sendeledim. Ara çözümler bulmaya çalıştım. Yarı zamanlı çalışayım, çalıştığım kadar maaş alayım, başka bir pozisyona geçeyim.

Her ne kadar istese de, o zamanki patronum bana daha az maaş vermeye kıyamadı. Başka bir pozisyon uygun göremedi. Kısaca kafasında farklı bir konumlama yapamadı. Beni ayrılmamam yönünde ikna etmeye çalıştı. Onu da ben yapamadım. Bebeğime kim bakacaktı?

Sonunda iş hayatına gözyaşları içerisinde ara verdim. Fakat sonra ne oldu?

Bebeğimle bir sene baş başa, doya doya geçirdikten sonra, bu birliktelik bana yetmemeye başladı. Bir wellness şirketiyle çalışmaya başladım. Kendi işim gibi bir iş sistemiydi. Beni tekrar sosyal yaşama soktu. Yepyeni insanlarla tanıştım.  Fakat bir süre sonra sistemin bana uymadığını fark ettim. İki sene sonunda konudan uzaklaştım.

Bu esnada her zaman yazı yazmaktan hoşlanan bir kişi olarak, bir blog kurmaya karar verdim. Bir gece hem ismini, hem içeriğini belirlediğim 0 km.Bızdıklar’ı (www.sifirkilometrebizdiklar.com) kurdum.

Bir süre sonra, bir anne-çocuk dergisinden köşe yazarlığı teklifi geldi. Ardından bir başka anne-çocuk dergisi bunu takip etti. Derken mezun olduğum okulun dergisi “Bizim için de yaz,” dedi.

Bu arada kitabevlerinde ücretsiz okuma saatleri düzenliyor, çocuklar için çeşitli mekânlarda eğitici etkinlikler planlıyordum.

Bir süre sonra Edukids firması “Hikâyeli yapboz yapmak istiyoruz. Birlikte yapalım mı?” dedi. Hikâye kitapçığı ve altı parçadan oluşan hikâyeli yapbozu birlikte yaptık. İnanılmaz keyifli bir çalışmaydı.

Bunun ardından tek bir kitap projesiyle gittiğim Artemis Çocuk Yayınevi, benden altı kitaplık bir seri istedi. Ve işte Burcu ve Berk ile Serisi doğmuş oldu. Şu anda sayıları on ikiyi bulmuş olan bu kitaplar sayesinde pek çok etkinliğe
katılıyor, yerli ve yabancı fuarlarda yer alıyor, yurtdışında kitaplarımın kütüphanelere yerleşimine tanık oluyorum. Üstelik etkinlik için gittiğim okullarda birbirinden kıymetli öğretmenlerle tanışıyor, çocukların o yaratıcı dünyasına dâhil oluyorum. ”

Bu bana ne öğretti?

Bir insanın her koşulda üretebileceğini öğretti.

Bazen insanın aklında olmayanı denemesi ve tekrar denemesinin kendisinin bile beklemediği keşiflerle sonuçlanabileceğini öğretti.

Eğitimli, iyi bir şeyler yapmak isteyen, kendine ve başkalarına faydalı olmak isteyen her bireyin mutlaka yapacak bir şey bulabileceğini öğretti.

Çocuk büyütmek hiç de kolay değil. Çok özveri gerektiriyor. Ama bunu çocuklar istemiyor. Biz karar veriyoruz. İşte o yüzden, biz kadınların kendilerini mutlu edecek, doyuma ulaşacakları başka bir şeyler de yapmaları gerekiyor.

Hayat sürprizlerle dolu. Bakalım bir sonraki adım sizleri nereye götürecek…

gulsum-aksit

GÜLSÜM AKŞİT

Kısa anlatımla: Ben Gülsüm Akşit , Pazarlama Bülbülü,  marketing kariyerli, 2 çocuklu, şimdilerde Penguen’ci….

Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğrencilik yıllarında başlayan iş serüvenimde yolumu pazarlama üzerinde kurgulayıp farklı sektördeki firmalarda 20 yılı aşkın süre çalıştım.

Uluslararası İlişkiler Bölümü  öğrencilik yıllarında başlayan iş serüveninde  yolunu pazarlama uzerinden kurgulayıp farklı sektor ve firmalarda 20 yılı aşkın deneyim, birikim, öğrenim.

ETİ’de Ürün Müdürlüğü  sırasında evlilik; Hürriyet Gazetesi Pazarlama Müdürlüğü zamanında  kızımı kucağıma almam ve iş hayatıyla paralel büyütmeye çalışmam…Sony’de Stratejik Pazarlama Müdürlüğü sırasında “veli” olmanın da gururunu yaşamam…Sonrasında STAR TV ile medyanın televizyon tarafı ve ardından proje bazlı çalışmalar derken 8 yıl aradan sonra bana “anne” seslenişinin ikincil hazzı…Hem de doğuma 2 gün kala bile uluslararası bir tıp kongresinin koordinasyonunu yaparak…

İkinci çocukla beraber ne olduysa (belki de yaştandır bilemedim) “vicdan” ağır bastı ve bir dönemi evde geçirdim. 7/24 calışma temposuna alışık bir metabolizma ile “ev”de olup “boş” duramamak arasında mini projeler alıp,  blogum Pazarlama Bülbülü’nün çalışmalarına da başladım. Aynı dönemlerde, Hürriyet İK’da “danışmanlık şirketleri ve firmalar ara veren annelerden kaçıyorlar” haberini okuyunca “algı”daki vehametin bilincine vardım. Süper Anne sendromu gibi gerçek ama bir o kadar da yapay…

Bir kadının tüm sosyal rollerin üstesinden geleceği inancım ve “eğitimli beyin”lerin sadece evde olmalarına karşı inadımla yumuşak geçiş ile haftanın 3 günü  Simit Sarayı Genel Müdürlüğü’nde Pazarlama Danışmanı olarak yeniden kurumsal hayata geri döndüm.

Eş zamanlı Yenidenbiz’i tanıyınca Hürriyet İK’daki haber gözlerimde, yapmak istediklerim fikrimde, pozitif ayrımcılığım aklımda canlandı. Bu ekipte bir şekilde tuzum olsun, farklı nice deneyim ve birikimler ile yalnız olmadığımı hissedip ruhum doysun diye soluğu toplantılarda almaya başladım. “Networking” deyip geçmemek gerektiğini, birikimlerin ve duruşun önemini, çalışkanlığın ve özgün düşünmenin farkını, içimizdeki “girişimci ruhu” beslemenin gerekliliğini, “anne” olarak başarıların daha coşkun kutlandığını ve hepsinden ötesi “cesaret”in derin gücünü öğrendim, içselleştirmeye yöneldim.

Şimdilerde Penguen Dergisi’nin ve bağlı bulunduğu GETTO Basın’ın Genel Müdürlüğü’nü yürütüyorum. Bu yolda, Yenidenbiz’de tanıştığım Berra beni destekliyor, Ece blogumu boş bırakmayayım diye elimden tutuyor, Göknil sosyal rol bunalımlarımda her konuda çözüm arkadaşım oldu bile

Yenidenbiz’ce, Yenidenbiz’i çok seviyor, Yenidenbiz’de hep olmak istiyor, Yenidenbiz’den çooook başarı hikayesi çıkaracağımıza inanıyorum.

Eğer “anne”leri istemeyen şirket ve markalar hala varsa da onlara tek bir sözüm var: Biz X kuşağı temsilcileri ve Y ve Z kuşağı anneleri olarak evde 3 kuşağı idare edebiliyoruz. Sizler iş hayatında bu kadar bocalarken işe bu kadınların eli değse neler değişir, düşündünüz mü?